Aşağıda TIOBE’nin analizlerini ve istatistiklerini görüyorsunuz. Dünya üzerinde kullanılan programlama dillerinin ve bu dillere bağlı olarak programcılık ve yazılım geliştirme sektörünün son hali sergileniyor bir bakıma…

Bu tabloları iyi analiz etmek gerek diye düşünüyorum.

Buyrun…

Bu tabloda programlama dillerinin popülaritesi ölçülüyor… Java her zaman ki gibi.

Position
Oct 2008
Position
Oct 2007
Delta in Position Programming Language Ratings
Oct 2008
Delta 
Oct 2007
Status
1 1 Java 20.949% -0.67%   A
2 2 C 15.565% +0.97%   A
3 4 C++ 10.954% +1.37%   A
4 3 (Visual) Basic 9.811% -1.35%   A
5 5 PHP 8.612% -0.89%   A
6 8 Python 4.565% +1.13%   A
7 6 Perl 4.419% -0.93%   A
8 7 C# 3.767% +0.03%   A
9 13 Delphi 3.288% +1.75%   A
10 10 Ruby 2.860% +0.47%   A
11 9 JavaScript 2.670% -0.01%   A
12 12 D 1.333% -0.26%   A
13 11 PL/SQL 1.024% -0.94%   A-
14 14 SAS 0.600% -0.78%   B
15 17 Lua 0.551% -0.04%   B
16 21 Pascal 0.520% +0.10%   B
17 22 ActionScript 0.506% +0.14%   B
18 16 COBOL 0.491% -0.19%   B
19 18 Lisp/Scheme 0.485% -0.09%   B
20 15 ABAP 0.445% -0.40%   B

 

Aşağıda da uzun dönemli olarak dillerin kullanım eğrileri görülmekte…

Aşağıda nesne yönelimli, fonksiyonel, mantıksal gibi türlerin dağılımları mevcut.

Category Ratings October 2008 Delta October 2007
Object-Oriented Languages 57.6% +4.0%
Procedural Languages 39.6% -3.1%
Functional Languages 1.9% -0.1%
Logical Languages 0.9% -0.8%

 

Category Ratings October 2008 Delta October 2007
Statically Typed Languages 60.4% +3.8%
Dynamically Typed Languages 39.6% -3.8%

 

Aptal işimden ve işlerimden vakit buldukça yazmak istiyorum ama bu hiç de kolay değil. Umursamazlığım sayfama da yansıyor artık, vurdumduymazlık değil ama sadece umursamazlık…

Az önce TVde Orhan Pamuk’u izledim, hayatımda bu kadarilginç bir yazar tanımamıştım, bir yazar bir üniversitede eğitim vermez, bir yazar aldığı ödüllerden gururlanmaz, bir yazar hele hele bir üniversitede resim ile kelimeler arasındaki bağ, ana teması olan bir ders anlatmaz, anlatamaz! Bu kadar acizbir dersi alan Columbia University li öğrenci topluluğundan da ancak Pamuk kadar beceri beklenebilir.Yazar olmayan bir insanın nobel alması, böyle eğitimler vermesi de aslında şaşılacakbir durum değil.Kendisinin Türkçeyi konuşamadığına da her cümlesinde şahit olabilirsiniz.Mübalağalar,toplum bilimine popülist acıklı yaklaşım,aykırı görüşler ile işlenen sanata ne denir ben bilmiyorum. Bilen varsa okusunünlü romancıyı.Kendisi ve hayranlarına hayatta başarılar diliyorum.

Bir arkadaşım var, heralde O’nun bahsettikleri karşısında Pamuk edebi alanda eline şeker verilen şımarık bir çocuk kalırdı. Oysa o benim sadece arkadaşım, nobelde almadı, eğitimde vermiyor.

Alexandre Desplat, The Painted Veil de dahil bir çok filmin soundtrack albümlerini yapmış bana göre bir deha, genel görüşe göre bir sanatçıdır. Bu da onlardan birisi “Birth” Yaptığım şeyler ya da yapmadığım ama düşündüğüm şeyler üzerine rastlaşmalar devam ediyor. Hızla dünyanın tüm varlığını koklamaya devam ediyorum, “koşarak karanlık tünellerden geçiyor”, üzerimden sıyrılan yorganın hissettirdiği üşüme hissiden kurtuluyorum zira annem üzerimi örtmüş bile.

Lütfen aşağıdaki videoyu çok iyi izleyelim, müziğin ritmini yakalayalım, gözlerinizi de en az kulaklarınız kadar açın,kulaklarımızı duymak için değil anlamak için açalım. Birşeyler anlamanız gerekiyor duyduklarınızdan, işitme debir iletişim dilidir, tıpkı konuşmak gibi…

You need to a flashplayer enabled browser to view this YouTube video

Ayrıca bknz: Proxy Link http://www.ktunnel.com/index.php/1010110A/6c3e8f57c4fcec93f7b274329fc0b674d6b550bc21dc3fbf911c889d4fa480e6394bac0a6ef0614f17280

,