Ne güzel tesadüflerle yaşıyoruz… Az önce bir haber aldım, Meclisin 4/3 ünün oyuyla kabul edilmiş bir karar Anayasa Mahkemesine muhalefet tarafından açılan bir dava ile durdurulmuş.
Bana sorarsanız bu karar ne olursa olsun, eğer halkın seçtiği ve oraya getirdiği bir iktidarın aldığı karar ise kesinlikle kabul edilmelidir eğer adalete, demokrasiye ve insan haklarına inancınız varsa tabi.
Belli bir siyasi görüşüm olmamasına rağmen bu kararın kesinlikle siyasi bir görüş niteliğinde olduğu açıkca ortada zira gerekçe olarak T.C.’nin laik bir devlet olduğuna işaret ediliyor. Evet, zaten tezatta burada, laiklik gereği öngörülen yasanın kesinlikle ve şüphesiz kabul edilmesi gerekiyordu. Laiklik o yasanın geçmesi sayesinde korunmaya devam edecekti ama yasayı kabul ettirmeyerek bir kez daha laikliği tartışmaya, bir kez daha ortalığı karıştırmaya, bir kez daha bu ülkedeki milyonlarca öğrenciye eziyet etmeye ve bir kez daha Atatürk’e ihanet etmeye devam ettiler.
Laiklik, bir ülkede yaşayan tüm vatandaşların, dini ya da mezhebi ne olursa olsun tüm kamu haklarından eşit şekilde yararlanabilmesidir. Laiklik din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak cümlesi de zaten buradan gelmektedir. Laiklik tüm dinlere eşit yaklaşmaktır.
Bunun en iyi örneğini bilinenin aksine Osmanlı Devleti uygulamıştır...
no comment untill now