Belki de dünya üzerindeki en zeki insanlardan biri, belki de en zekisi… Ama bu onun bazı geri dönüşümler doğrultusunda saçmalamayacağı anlamına gelmiyor. Bunu da kanıtladı. Hawking, zekâsını geri dönüşüm olarak kullanıyor, yani bir olayın çözümü üzerine hemen yorumlarını değiştirmesi gerekiyor ve bu çözümlemeler sonunda bir bütün çözümleme ortaya çıkarıyor, işte tüm bu çalışmalar, yıllar boyu devam edince aslında herkesin farkında olmadan yaptığı sebeb-sonuç-yorum üçlüsü ile sona eriyor. Onun yaptıkları, sıradan birinin yaptıkları ile pek ilişki içinde olmayan türdendi ama herşeyin buluştuğu ortak bir zemin var. Hawking o zeminde değil.

Oysa daha iyisini yapabilirdi…

Aşağıda bahsettiğim haberin tamamı bulunuyor ve sonunda söylediği vahim söz… Klasik bir batılı bilim adamı özelliğini hiç kaybetmedi, kaybetmeyecek…

Hawking’den Kıyamet Senaryosu 

Evrenin ve zamanın arasındaki ilişkiyi anlattığı ve bir çok insanın evren ile ilgili daha derin düşünmesine neden olan “Zamanın Kısa Tarihi” adlı kitabın yazarı İngiliz fizikçi Prof. Stephen Hawking, açıklamalarıyla yine büyük ses getirdi. ALS adlı bir tür kemik erimesi hastalığı nedeniyle 1985’ten beri terkerlekli sandalyeye bağlı bulunan ve kendisi için üretilmiş özel bir bilgisayar programı sayesinde konuşan 65 yaşındaki bilimadamı, insanlığın dünyada bir geleceği olmadığını ve en yakın zamanda başka gezegenlerde koloniler kurması gerektiğini söyledi. Evren’deki başka galaksilerde ve gezegenlerde hayat bulunduğuna inandığını söyleyen Hawking, bunun için uzay yolculuklarının büyük önemi olduğunu belirtti. Kendisinin de bir gün uzaya gitmek istediğini söyleyen Hawking, “Tanrı’nın varlığına inanıyor musunuz” sorusuna da ilginç bir cevap verdi. Hawking, “ Evrenin bilim kurallarına göre hareket ettiğine ve var olduğuna inanıyorum. Bu kuralları Tanrı koymuş olabilir. Ancak bu kurallar değişmez Tanrı da bu kurallar içerisinde var olabilir” diye konuştu.

nisa3gununde

Bebek yine gözlerini ilk defa benimle açtı. Yakaladığım bu an biraz kalitesiz de olsa, Nisa büyüyüp burada kendini görünce kalitesiz olduğuna sevinecektir, süte olan açlığının ifadesi nedeniyle. Bebekler gözlerini açınca, etrafa nasıl baktıklarına dikkat edin. İçindeki inanılmaz zekânın ve keşif arzularının farkına varabilirseniz ne mutlu size.

Artık zaman biraz daha anlam kazandı Nisa sayesinde, artık biraz daha mutluluk var, biraz daha saflık.

Ne güzel tesadüflerle yaşıyoruz… Az önce bir haber aldım, Meclisin 4/3 ünün oyuyla kabul edilmiş bir karar Anayasa Mahkemesine muhalefet tarafından açılan bir dava ile durdurulmuş.

Bana sorarsanız bu karar ne olursa olsun, eğer halkın seçtiği ve oraya getirdiği bir iktidarın aldığı karar ise kesinlikle kabul edilmelidir eğer adalete, demokrasiye ve insan haklarına inancınız varsa tabi.

Belli bir siyasi görüşüm olmamasına rağmen bu kararın kesinlikle siyasi bir görüş niteliğinde olduğu açıkca ortada zira gerekçe olarak T.C.’nin laik bir devlet olduğuna işaret ediliyor. Evet, zaten tezatta burada, laiklik gereği öngörülen yasanın kesinlikle ve şüphesiz kabul edilmesi gerekiyordu. Laiklik o yasanın geçmesi sayesinde korunmaya devam edecekti ama yasayı kabul ettirmeyerek bir kez daha laikliği tartışmaya, bir kez daha ortalığı karıştırmaya, bir kez daha bu ülkedeki milyonlarca öğrenciye eziyet etmeye ve bir kez daha Atatürk’e ihanet etmeye devam ettiler.

Laiklik, bir ülkede yaşayan tüm vatandaşların, dini ya da mezhebi ne olursa olsun tüm kamu haklarından eşit şekilde yararlanabilmesidir. Laiklik din ve devlet işlerini birbirinden ayırmak cümlesi de zaten buradan gelmektedir. Laiklik tüm dinlere eşit yaklaşmaktır.

Bunun en iyi örneğini bilinenin aksine Osmanlı Devleti uygulamıştır...

Uzun zaman sonra “Forever Young” ile “O şarkı”yı yakaladım ve şu dakikalarda herşeyi bırakıp 15 dakika boyunca dinlemeye başladım bile. Forever young’ı ilk ne zaman dinlediğimi hatırlamıyorum ancak o zamandan beri çok çok farklı bir yeri oldu, yüklerimi alıp çook uzaklara götürüyor her seferinde sağolsun. Zira 80s dinlememizin en büyük etkeni de bu sanırım, biz 80lerde yaşadığımızı bir kez daha anıyor, tadıyoruz. Bunun şehvetini kesinlikle başka diyarlarda aramaya gerek yok. Aşağıda bahsettiğim şarkının klibi mevcut.

http://www.dailymotion.com/relevance/search/forever%2Byoung/video/xgk7y_alphaville-forever-young_music

Yaz gelirken tüm planlarımı, aktivitelerimi ertelemek zorunda kaldım, okuduklarımın mı etkisinde kaldım ya da ne oldu bilemiyorum şimdilik ama uzun bi’ süre hiç birşey yapmak istemiyorum, tek yapmak istediğim işten çıktıktan sonra kendime vakit ayırabilmek hepsi bu. Yaz gelirken şimdilik tek planım bu! Zira derslerimin yoğunluğu benim için en üst seviyelerde ve uzun uzun boş vakit geçirmem gerekiyor; klasik ders çalışma motivasyonum açısından. 3 ay sonrasında bir kabus yaşamak istemiyorum. Aslında ona da hazırlıklıyım.

 dsc_1612.JPG

Uzun bir bekleyişin ardından nihayet bebek dünyaya geldi… İlk gülüşünü benim sayemde gösterdi, ilk somurtuşunu da sanırım. İlk güzel fotoğrafını da şahsım çekti.